15 Haziran 2009

ELMALI KEK

Ansızın, ‘’birazdan ordayız’’ diyen arkadaşlarım için 10 dk içinde eldeki malzemelerle hazırladığım elmalı kek tarifim var sırada..Bu şekilde hiç denememiştim ama baktım ki hazırda elmalar duruyor, ceviz de hiç eksik olmaz benim mutfağımda, bunlarla birşeyler çıkar herhalde ortaya diyerek girdim mutfağa..
Aslında daha önceki tariflerimde sırada tahinli kurabiye var demiştim ama birkaç gün bekleyecek sanırım tahinli kurabiye.

Gelelim elmalı keke..İlkönce şunu söyliyim; gerçekten süper bir tat oldu, farklı bir kek tarifi arayanlar için hemen tarife geçelim..




Malzemeler;

  • 4 yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı süt
  • 2,5 su bardağı un (biraz koyu kıvamlı bir hamur olmalı, bu yüzden bardak ölçünüze, göre 3 su bardağına da tamamlayabilirsiniz)
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 2 adet orta boy elma
  • 1 su bardağı ceviz içi

    Yapılışı;
    ----Fırını 150-160 dereceye ayarlayın..
    ----Elmaları soyarak minik minik küp küp doğrayın..
    ----Yumurtaları şeker ile iyice çırpın..Sonra sırası ile süt, yağ ekleyerek çırpmaya devam edin. Unu, kabartma tozunun ,vanilyayı ve tarçını da ekleyerek çok az daha çırpın.
    ----Küp küp soğranmış elmaları ve ceviz içini de ekleyerek tahta bir kaşık yardımı ile hafifçe karıştırın..Koyu kıvamlı bir hamuru olacak..Yağlanıp un serpiştirilmiş kek kalıbına alın..
    ----Önceden ısıtılmış fırında yaklaşık40-45 dakika pişirin..Sürenin sonuna doğru ortasına bir bıçak batırabilir, bıçak tertemiz çıkıyorsa piştiğini anlayabilirsiniz..

    ***Benim kek yapımında kullandığım sabit derece genelede, 150 derecede 45 dakikadır..Ben ilk yarım saat kapağını hiç açmam.. Genel olarak keklerimi bu derece ve bu sürede pişiririm..Herkesin fırın özellikleri farklı olduğu için her tarifte verilen fırın derecesi size uymayabilir. Ben önceleri tariflerde verilen dereceleri aynen uygulardım ama baktım ki yüksek derecelerde (180-185 derece gibi) yaptığım keklerin dışı çok pişerken içi hamur kalıyor, o yüzden deneyerek 150 dereceyi kendime göre sabit kıldım..
    *** Bir de keklerin kabarmamasından şikayet edenlere tavsiyem; yumurta miktarını 4 adetten az tutmamaları, kabartma tozunu (bayatlamamış) mutlaka ilave etmeleri ve de fırın ısısını fazla yüksek tutmamaları olacak..
    Uzun zamandır yazmak istediğim bu ufak ama bence önemli notları da aklıma gelmişken yazmış olayım...

09 Haziran 2009

ZEYTİNYAĞLI BAKLALI ENGİNAR

Yaz mevsiminin gelmesi demek, daha hafif yemeklere yönelme zamanı demek biryerde benim için.. Sebzeyi yaz_kış hep ilk sıralarda tutmama rağmen, tabii yazın daha fazla ağırlık veriyorum..
İşte en çok sevdiklerimden biri; enginar..Çeşitli şekillerde yaptığım enginarı, yazın zeytinyağlı baklalı olarak tarif edicem bugün.
Hazırlaması 5 dk., pişirmesi de düdüklü tencerede 20 dk olunca, yarım saati bile bulmayan bir yemek oldu..

Kişi sayısına göre malzemeleri arttırıp azaltabilirsiniz..
Malzemeler;
* 4 adet enginar (Hazırlama aşamasında limonlu suda bekletebilirsiniz fazla kararmaz)
* 1-1,5 su bardağı taze bakla içi
* 1 adet kuru soğan
* 2 adet orta boy domates
* Yarım çay bardağı zeytinyağ
* 1 tatlı kaşığı tozşeker
* Yeteri kadar tuz
* Yeterli miktarda dereotu

Yapılışı;
---Kuru soğanı incecik doğrayıp, zeytinyağ ile kısık ateşte pembeleşinceye kadar kavurun.
---Domateslerin kabuklarını soyup küp küp doğrayın ve soğana ekleyin, 1-2 dakika çevirin..
---Bakla içlerini ekleyin ve 1-2 dk. daha kavurun. Tuzu ve şekeri ekleyin.
---En üste yıkanan enginarları dizin, enginarların yarısına kadar gelecek şekilde su ekleyin ve düdüklü tencerede 20 dk pişirin. Düdüklü tencere kullanmıyorsanız, kısık ateşte arada suyunu kontrol ederek, 40-45 dk pişirin..
---Soğuk olarak servis yapmanızı öneririm..
---Servis yapacağınız zaman enginarları servis tabağına alın, içlerine baklalı karışımdan arzu ettiğiniz kadar doldurun ve dereotu ile süsleyin..

06 Haziran 2009

ÇİLEKLİ PARFE


Buuz gibi, tatlı mı tatlı harika bir lezzet bu.

Dondurma tadında, dondurmayı aratmayacak serinlikte, bir parfe tarifim var size..Hazır çilekler de kırmızı kırmızı gözümüze gözümüze bakarken etrafta, derin dondurucuda günlerce saklanacak, istendiği zaman buz gibi ve harika tadı ile içimizi serinletecek parfeler de artık benim için popüler olmaya başladı..
İsterseniz farklı meyvelerle de deneyebilirsiniz ama ben genelde çilekli ve vişneli yapıyorum.Bu ölçülerden 8-10 adet dilimler elde edebilirsiniz..

Geçelim tarife..
Malzemeler:
*10-12 adet çilek
*2,5 su bardağı süt
*2 yemek kaşığı un
*1 su bardağı toz şeker
*1 paket hazır toz krem şanti
*Krem şanti için 1 su bardağı soğuk süt
*1 paket vanilya
*2 yemek kaşığı hindistan cevizi

Yapılışı:
---2,5 su bardağı süt, un ve toz şekeri bir tencereye alıp, kısık ateşte sürekli karıştırarak muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin. Kaynama noktasına gelikten sonra 2-3 dk.daha pişirin ve ocaktan alın, soğumaya bırakın. Soğuma esnasında arada yine karıştırın.
---Muhallebi soğurken krem şantiyi hazırlayın. 1 paket krem şantiyi 1 su bardağı soğuk süt ile ilk önce düşük hızda 2-3 dk, sonra yüksek hızda 7-8 dk.iyice çırpın. Sütün soğuk olmasına dikkat edin.
---İyice ılınan muhallebinin içine vanilya ve hindistan cevizini ekleyin,kaşıkla karıştırın. Krem şantiyi de ekleyerek yine kaşıkla şöyle bir karıştırın, bu aşamada çırpma değil kaşık yardımı ile karıştırma yapıyoruz.
---Çilekleri yıkayın ve küp küp doğrayın. Yarısını krem şantili karışıma ekleyin, kalan yarısını uygun teflon kabın dibine tek sıra halinde dizin. Üzerine krem şantili karışımı dökün ve derin dondurucuya kaldırın.
---En az 5-6 saat derin dondurucuda bekletin.Aslında 1 gece bekletmek daha iyi oluyor.
---Derin dondurucudan aldığınız kabı, , ince bir spatula yardımı ile şeklini bozmadan kenarlarınından hafifçe batırın, sonra servis tabağına ters çevirip, kuvvetlice sallayınca düzgünce servis tabağına alınıyor..
Ama bu şekilde kalıptan çıkaramam derseniz ki ben hiç sorun yaşamıyorum, o halde strech filmle kabı kaplayıp ondan sonra krem şantiyi içine dökebilirsiniz, derin dondurucudan çıkarırken de yine ters çevirip, strech filmi kolayca üzerinden sıyırabilirsiniz.
---Dilimleyerek servis yapın, kalan kısmı hemen derin dondurucuya yerleştirin..

22 Mayıs 2009

KAHVELİ KURABİYE ve KAHVELİ BİSKÜVİ

İçinde kahve geçen her türlü kelime beni kendisine çeker..
Ne olduğu fark etmez, türk kahvesi, nescafe, kahveli çikolatalar, drajeler, cupcakeler, yeterki içinde kahve adı geçsin...
Hal böyle olunca, kısa çaplı diyette olan ben, buna rağmen , elime geçen kahveli bir tarifi denemeden yapamadım..:)
Tarif Lezzet dergisine ait..
Ama olay herzaman ki gibi biraz farklı..
Şimdi, her türlü tarifi genel olarak, biraz kurcalayıp değiştiren ben, ilk denememi bu sefer, tam verilen şekilde yapınca ortaya kurabiye değil ama müthiş tatda ve görüntüde Kahveli Bisküviler çıktı..

Buna ilk etapta bozulan ben, kurabiye olarak fırına giren ama bisküvi olarak çıkan yuvarlakların şekillerini görüp bir ısırık alınca, iyi ki de, bisküvi olmuşlar dedim..
Ama ben kahveli kurabiye yapmak amacı ile mutfağa girmiştim ve yapmam gerekiyordu..Ve huylu huyundan vazgeçmez misali daha bisküvilerim soğumadan hemen , yeni malzemelerle ve ölçülerle oynayarak, tekrar kurabiye olayına başladım ve asıl amacıma ulaştım..
Ortaya harika tatta ve görüntüde Kahveli Kurabiyeler çıktı..Yani bir taşla iki kuş vurulmuş oldu..
Her iki durumda da ortaya 12 adet büyük bisküviler ve 12 adet orta boy kurabiyeler çıktı..
Sıradaki kurabiyem; Tahinli Kurabiye..Bunu da söyledikten sonra, ben ,bir zahmet tarife geçeyim artık..

Malzemeler;
*125 gr.tereyağı (oda sıcaklığında yumuşamış)
*1/2 su bardağı pudra şekeri
*1 yemek kaşığı (tepeleme) granül kahve
*1 paket kabartma tozu
*1 paket vanilya
*2 su bardağı un

Üzeri için;
*
Yeterli miktarda ceviz içi.

Bisküvi için değiştirmeniz gereken tek şey; un miktarı..
2 çay bardağı un kullanırsanız harika bisküvileriniz olur..


Yapılışı;
---Fırını 180 dereceye ayarlayın.
---Tereyağını ve pudra şekerini mikserle iyice çırpın..Hafif katı kıvamda oluyor, mikserle çırpmakta zorlanırsanız, ellerinizi kullanın.
---Granül kahveyi, kabartma tozunu ve vanilyayı ekleyin, çırpmaya devam edin.
---Unu azar azar ekleyerek, elinizde yoğurmaya başlayın..
---Yağlı kağıt serili tepsiye, cevizden birazca büyük parçalar kopararak yuvarlayın ve yerleştirin..Üzerine cevizleri de yerleştirdikten sonra fırına verin..
---Yaklaşık 20 dk pişirdkten sonra çıkarın.
---Bisküviler çıktıktan sonra hafif yumuşak sanki tam pişmemiş gibi çıkıyor ama soğuk hava ile temas edince hemen toparlanıyor..
***Bisküvide daha yumuşak, hafif ele yapışan bir hamur olacak..
Ama kurabiyede daha tok, ele yapışmayan bir hamur elde edeceksiniz..

21 Mayıs 2009

HEDİYELEŞME ETKİNLİĞİ HEDİYEM ve GECİKEN MİM

Vee nihayet benim de hediyem geldi..
Aslında kargo görevlisi geldiğinde biran durakladım ‘’bu da ne?’’ diye..Biran aklımdan çıkmış..
Ama hediyeleşme etkinliği için bana özel hazırlanan hediye olduğunu anlamam da uzun sürmedi tabii..
Üç böcek bir çiçek blogunun zarif sahibi Fatma arkadaşımın, benim için seçtiği hediyeyi gördüğüm zaman ise gerçekten çok mutlu olduğumu söylemeliyim..Harika bir hediye seçmiş.. Yanında yolladığı harika nakışlarla işlenmiş havlu ve özenle yazılmış mektubu da bir o kadar mutlu etti beni..
Kendisine çook teşekkür eder, blog ve özel hayatında başarılar ve mutluluklar dilerim..

MİMMMM...

Yaklaşık 1 ay önce beni mimleyen, başarılı blog Bir Demet Fesleğen’in sıcak sahibi Eda’nın, mimine cevap verme zamanı da gelmiş de geçmiş bile.:)


Mim konusu evinizde en sevdiğiniz köşe..
Evimin her köşesi benim için çok önemli olmakla birlikte, en uzun zamanımın geçtiği ve en sevdiğim yerlerden biri olan mutfağın dışında, bu mimin cevabı olarak; oturma odası demek istiyorum ben.
Günün yorgunluğunu , elimde bir fincan nescafe ve yanında atıştırmalık 1-2 parça bir şeyler eşliğinde, oturma odasında atmak, beni çok mutlu ediyor..Yazın oturma odasının yerini balkon alsa da, bu sorunun cevabı henüz böyleJ

Bu arada mimi çok geciktirdiğim için hediyeleşme etkinliği ile birlikte bugün cevap vermek istedim ama kendi oturma odamdan görüntü almadığımı hatırlayınca, netten bu fotoyu aldım..

Bunu da söyledikten sonraa;

Mim gereği, ben de ilk kez birisini mimleyim , bu kişi Sedefli Tariflerden_ Sedef olsun...

Mim konusu evinizde en sevdiğiniz köşe, şimdi sıra Sedefli tariflerde..

14 Mayıs 2009

TEPSİ KÖFTESİ


İster misafirlerinize, isterseniz de kendiniz için nefis bir yemek tarifi vericem bugün..
Tepsi köftesi..
Yapımı çok fazla zamanınızı almayan ama hem göze hem de mideye hitap eden cinsten bir yemek oldu bu..
Sık sık yaptığım bir yemek.
Davet sofralarınızda hiç tereddütte kalmadan yapmanızı tavsiye ederek tarife geçelim..
İlk önce şunu söyleyim, köfteli kısmı ben biraz kalın olarak sevdiğim için fazla büyük olmayan bir fırın tepsisi kullandım..Eğer siz, köfteli kısım daha ince olabilir derseniz, biraz daha büyük bir fırın tepsisi kullanabilirsiniz..Size kalmış.
Bu şekilde 6-8 kişiyi rahatça doyurabilirsiniz..Tepsi biraz daha büyük olursa, kalınlık azalır ama sayı artar..

Malzemeler

Köfteli kısım için;

  • Yarım kilo orta yağlı kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 adet yumurta
  • ½ paket kabartma tozu
  • 3 yemek kaşığı bayat ekmek içi
  • Tuz, karabiber, isteğe göre kimyon..
  • Tepsiyi yağlamak için 1 yemek kaşığı kadar sıvıyağ
Patates Püresi İçin;
  • 4 adet patates
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • ½ çay bardağı süt
Üzeri için;
  • 5-6 adet ince dilim kaşar peyniri

Yapılışı;

---Patateslerin kabuklarını soyun, yıkayın ve küp küp doğrayarak yeterli suda haşlamaya bırakın...
--- Kıymayı büyük ve çukur bir kaba alarak içine 1 yumurtayı kırın. Soğanı incecik rendeleyerek, bayat ekmek içi, tuz, karabiber, kabartma tozu ile iyice yoğurun.
---Fırın tepsisini hafif yağlayarak, kıymalı karışımı elinizde tepsiye düz bir biçimde bastırarak yayın..165-175 derecelik fırında ortalama olarak 20-25 dakika, köftenin piştiğinden emin oluncaya kadar pişirin ve fırından çıkarın.
---Köfteli kısım fırında pişerken patates püresini hazırlayın..Pişen patatesleri süzerek çukur bir tencere ya da karıştırma kabına alın..İçine 1 yemek kaşığı tereyağını ekleyin.1/2 çay bardağı sütü ve bir miktar tuzu da ekleyerek, püre aleti ile iyice ezerek püre haline getirin..Kıvamı koyu gelirse biraz daha süt ekleyebilirsiniz.
----Pişen köfteyi fırından çıkarın, üzerine patates püresini düzgünce yayın, kaşar dilimlerini tek sıra halinde dizerek henüz soğumamış fırına tekrar verin. 175-180 derecede kaşar peynirler eriyip, üzeri kızarıncaya kadar pişirip, fırından çıkarın. Ben bu aşamada fırının sadece üst kısmını çalıştırarak sadece üzerinin kızarmasını sağlıyorum..Dilimleyerek servis yapın..

*** Evde kalmış ve bayatlamış ekmekleri, kabukları ile birlikte robotta un ufak edip, buzdolabı saklama poşetlerine alarak, dondurucuda haftalarca saklayabilirsiniz, köfte yaparken çok büyük kolaylık sağlarsınız.

***Köfte yaparken içine mutlaka 1 yumurta ve bir miktar kabartma tozu eklemenizi öneririm. Hem yumuşak hem de biraz kabarık olmasını sağlıyor.
***Patateslerin daha çabuk haşlanması için, küp küp doğrayarak haşlarsanız, haşlama süresini oldukça kısaltırsınız.

08 Mayıs 2009

HEDİYELEŞME ETKİNLİĞİ


Blog dünyasında yapılan etkinliklerin bence en güzel yanı; güzel dostluklara atılan adımlara vesile olması...

Nisan ayı başında Cadı Kazanı_ Bahar'ın başlattığı HEDİYELEŞİYORUZ etkinliği için, Bahar'dan gelen davet yazısını okuduğumda hiç tereddütsüz katıldım..
Hediyenin şekli, şemalı ya da değerinden çok, hiç tanımadığınız bir insanın size özel bir hediye için adım atması olayı beni heyecanlandırdı..

Bahar'ın maili dört gözle bekledim, acaba kime hediye yolluyacağım diye..
Veee dün, kurada bana çıkan blog arkadaşım Bir Mimarın Hobisi / Özge'ye çam sakızı çoban armağanı bir hediye seçip, adresine gitmek üzere kargoya verdim....
Hediyesini aldığı için ismini açıklamakta bir sakınca görmüyorum dermişim:))
Ben çok beğendim aldığım hediyeyi, umarım o da beğenir ve kullandıkça beni hatırlar..
Bu vesile ile etkinliğe katılan herkesi öpüyor ve güzel bir dostluğa adım attığımızı umarak etkinliği başlatan Bahar'a sevgilerimi yolluyorum..
Bakalım benim için kim, nasıl bir hediye seçmiş? Merakla bekliyorum ben de..


27 Nisan 2009

ÇİKOLATA SOSLU CEVİZLİ BROWNİ

Herkesin kendi damak tadına göre, malzeme miktarları ile oynayıp elde ettiği bir browni tarifi olduğunu düşünüyorum..Çünkü bugüne kadar o kadar çok browni tarifi ile karşılaştım ki..
Çayı ya da nescafeyi mutlaka şekersiz içen ben ve yanında mutlaka atıştırmalık bir şeyler olsun diyen yine ben, haftasonunda browni yaptım.
Ben, browniyi ıslatmak yerine üzerine sosla servis yapmayı tercih ederim her zaman..
Ama görüntü olması açısından; sadece kalan 2 parçayı sosla ıslayıp görüntüledim, çoğunluğunu çikolata sosla yedik..
Bu arada browniyi mutlaka çilekle servis yapmanızı da şiddetle tavsiye edip, Papatya Sofrası’nın browni tarifine geçiyorum..

Bu ölçülerle 7-8 adet ufak dilimler elde edebilirsiniz.

Yukardaki fotoğrafta, koyu kıvamda hazırlanan sosu, dilimlerin üzerine gezdirerek servis yaptım.

Bu fotoğrafta dilimleri sulu kıvamda hazırlanmış sos ile iyice ıslattım..

Malzemeler;

  • 2 adet yumurta
  • 2 yemek kaşığı (tepeleme) tereyağı
  • Yarım su bardağı un
  • 1 su bardağı pudra şekeri (ya da toz şeker)
  • Yarım çay bardağı süt
  • 4 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • ¼ çay kaşığı tuz
  • 1 su bardağına yakın ceviz içi

    Üzerine:
  • Yeterli miktarda eritilmiş çikolata ya da hazır çikolata sos
  • Çilek

    Yapılışı;
    ---Fırını 155-160 dereceye ayarlayın.
    ---Tereyağını eritip ılınması için bekletin..
    ---Yumurtaları şekerle iyice çırpın..Tereyağını ve sütü ekleyin..Karıştırmaya devam edin.
    ---Unu, şekeri, kakaoyu, kabartma tozunu, vanilyayı, tuzu ekleyin. Katı kıvamda bir hamur olacak.
    ---En son cevizi de ekleyip, bu sefer tahta bir kaşık yardımı ile hafifçe karıştırıp, yağlı kağıt serili tepsiye yayın. Fırına verin. 25-30 dk. pişirin..
    ---Fırından çıkardıktan sonra en az yarım saat oda sıcaklığında ılınması bekleyin ve dilimleyerek servis tabaklarına alın..
    ---Eritilmiş çikolata ya da üzerindeki tarife göre hazırladığınız, hazır çikolata sosunu gezdirin, çilekle servis yapın.. Ben hazır çikolata sosunun yarısını az miktarda süt ile hazırlayıp, koyu kıvamlı sos elde ettim..Kalan yarısını da biraz daha fazla miktarda süt ile hazırlayıp, sulu kıvamlı sos elde edip, kalan 2 dilimi ıslattım..

    *** Islak kıvamda browni yemek istiyorsanız, çikolata sosunu biraz daha akışkan kıvamda hazırlayarak, fırından çıkardıktan 10-15 dakika sonra, dilimlerin üzerine gezdirerek ıslanmasını sağlayın..Yağlı kağıt serili tepsi kullandıysanız, bu işlemi browniyi, tepsiden çıkardıktan sonra yapın, aksi takdirde kağıt da ıslanır ve yapışır.

24 Nisan 2009

ÇERKEZ TAVUĞU

Çerkez yemeklerine merak sardım son zamanlarda..
Farklı tarifler var mı acaba diye internette ya da çeşitli yemek dergilerinde yaptığım araştırmalar sonucunda, çerkez tavuğu hakkında dikkatimi çeken ayrıntılar, beni, çerkez tavuğunu tekrar yapmaya yönlendirdi.
Tabii çoğunluğumuzun bildiği şekilde değil, bu sefer biraz farklı yöntemle...
Meğerse, çoğunluğumuzun çerkez tavuğu diye bildiğimiz yemeğin (ya da mezenin), aslında pek de aslını yansıtmadığını öğrendim. Çünkü aslında kesinlikle ekmek içi değil, mısır unu kullanılıyormuş, tabii zaman içinde değişen bazı tatlar gibi bu da, değişime uğramış..
O şekilde yapılanına; ''yalancı çerkez tavuğu'' denmesi gerektiğini, bizzat çerkez asıllı olan dostlarımızdan öğrendim..
Hele ki yoğurt ya da mayonez ekliyorsanız, yaptığınız güzel bir tavuk mezesi olabilir ama çerkez tavuğu asla olamazmış..:(
Eh bunları gözönüne alarak, bu sefer de gerçeğe yakın, bir çerkez tavuğu yaptım sanırım..Tek farkla; mısır unlu karışıma paprika da ekledim, biraz renk ve tat vermesi açısından.
Yani normalde sarı renkli olması gereken karışım ben de renkli oldu..
Önümüzdeki günlerde''yalancı çerkez tavuğu''tarifini de vericemm

Eşimin eleştirisi tek kelimeydi:''süppeerr olmuş''...

Malzemeler;

  • 1 bütün tavuk(ben 3 adet but kullandım)
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 su bardağı ceviz
  • 4 yemek kaşığı mısır unu (arttırabilirsiniz)
  • 4 diş sarımsak
  • 2 tatlı kaşığı paprika(acı biber salçası)
  • 1 tatlı kaşığı tereyağ
  • Yarım çay bardağı ceviz yağı(ya da zeytinyağ)+1 tatlı kaşığı paprika
  • 1 çay kaşığı tuz

    Yapılışı;
    --- Tavuğu, 1 adet bütün kuru soğanla birlikte yeterli suda haşlayın..Haşlanan tavuk etlerini ayıklayıp, didin.. 1,5-2 su bardağı tavuk suyunu ayırın.
    ---1 su bardağı cevizi ve sarımsakları rondoda iyice çekin..2 tatlı kaşığı paprikayı ekleyerek çekmeye devam edin. Kenara alın.
    ---Tereyağını tencereye alın, üzerine mısır ununu ekleyin. Biraz karıştırdıktan sonra, 1,5-2 su bardağı tavuk suyunu da ekleyerek, sürekli karıştırarak 10-15 dk. pişirin..Burada kullanacağınız tavuk suyu miktarı aslında size kalmış..Yani mısır unu miktarına göre, bulamaç gibi bir kıvam elde edene kadar tavuk suyu ekleyebilirsiniz.
    ---Hazırladığınız mısır unlu karışıma, cevizli_paprikalı karışımı ve tuzu ekleyin. Servis tabağına alın..Ortasına didiklediğiniz tavuk etlerini yerleştirin..Tavuk etlerini bulamaça tamamen de karıştırabilirsiniz, ben kendime göre bu şekilde sunum hazırladım..
    ---Ceviz yağını tavağa alın, fazla kızdırmadan, 1 tatlı kaşığı paprika ekleyerek, hafif karıştırın.
    ---Tavukların üzerine gezdirin..Sonra da bir tadına bakın bakalım..

17 Nisan 2009

DAMAT PAÇASI (YUFKALI TAVUK)

Önceki yazımda haftasonu yapıp, yayınlanmayı bekleyen tariflerim var demiştim ya, bunlardan 2.sine geldi sıra nihayet. Damat Bohçası ya da açık ismi ile Yufkalı tavuk..
Aslında yemek kategorisine mi koysam yoksa börek mi karar veremedim..Güzel bir akşam yemeği olarak yenilebileceği gibi, börek_hamur işi olarak da yapılabilir..
Yalnız tavsiye olarak söyleyebileceğim şey; mutlaka yapılır yapılmaz sıcak olarak servis yapılması.
Lezzeti ve doyuruculuğu konusunda hiç tereddütünüz olmasın..
Bu ölçülerden 7-8 kişilik porsiyonlar elde edebilirsiniz.

Malzemeler;

  • 3 adet yufka
  • 3 adet tavuk butu ya da 2 adet tavuk göğsü (ben but kullandım)
  • Tavukları haşlamak için 5-6 su bardağı su
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 3 yemek kaşığı(silme) un
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1 yumurta
  • Yarım çay bardağı sıvıyağ
  • Yeterli ölçüde tuz
  • Üzeri için 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ, kuru nane, kırmızı biber

    Yapılışı;
    ---Tavukları 5-6 bardak suda pişene kadar haşlayın. Suyunu süzün, ılınması için 3-3,5 su bardağı ayırın. Tavukları ufak parçalara halinde didin.
    ---Yufkaları elinizde irili ufaklı parçalara bölerek, hafifçe yağladığınız fırın tepsisine gelişigüzel yerleştirin.
    ---Fırın tepsisine yerleştirdiğiniz yufkaları 175 derecelik fırında 15 dakika kadar üzerleri kızarıncaya kadar pişirin, fırından çıkarın. Fırını kapayın.
    ---Fırından çıkardığınız sıcak yufkaların üzerine, ılınmış tavuk suyundan 2,5 su bardağı kadar tavuk suyunu, her tarafına eşit olacak sekilde dökün ve henüz sıcak olan fırına tekrar verin, fırını çalıştırmayın ama kendi ısısı ile 5 dk. daha fırının içinde tutun ve çıkarın.
    ---Diğer tarafta bir tencereye, 3 yemek kaşığı unu, 1 su bardağı yoğurdu, tuzu, dövülmüş sarımsakları, 1 yumurtayı ve 3/4 su bardağı tavuk suyunu ekleyerek, çırpma teli ile iyice ve sürekli karıştırarak, kaynamaya başladıktan sonra 2-3 dakikadan fazla olmamak kaydı ile pişirin..Kıvamı koyu gelirse biraz daha tavuk suyu ekleyebilirsiniz.
    ---Fırında en son 5 dakika beklettiğiniz yufkaların üzerine didilmiş tavuk etlerini serpiştirin ve üzerine hazırladığını sosu yayarak, tekrar fırına verin, 10 dk daha pişirin.
    ---Servis yaparken, sıvıyağda, kuru nane ve kırmızı biberi kızdırarak üzerlerine gezdirin.